Tarihi Çevre Koruma {Header}

KÜLTÜREL EMANETLER
Toplum yaşamında; insanların günlük çevrelerinin bir parçası olan, onları oluşturan geçmişin yaşayan varlığını temsil eden, böylece fiziki değerlerinin yanı sıra ayrıca bir değer ve insancıl boyut kazanan kültür ve tabiat varlıklarımızın muhafazası çağımızın benzerleşme ve kişiliksizleşme tehlikeleri karşısında hayati önem taşımaktadır.

Ülkemiz ve dünya bütününde “İstanbul Kenti” kültürel emanetlerin en değerli örneklerine sahiptir. Bu nedenle yerel yönetimler olarak koruma sorumluluğumuz da aynı ölçüde ağır olup;

Tarihi Çevre Koruma Müdürlüğü olarak, Emaneti taşımanın sorumluluğuyla İstanbul’un Kültür varlıklarını gerek bir arada gerekse gruplandırarak günümüz ve gelecek için bir vizyon oluşturmaya çalışmaktayız.

İSTANBUL ESKİ ESER ENVANTERİ
İstanbul için yapılmış olan mevcut eski eser tescilleri, belli bölgeler bütününde gurup tescilleri, imar planı analiz çalışmaları sırasında yapılan tespitler sonucu imar planları ile oluşan tesciller, tek yapı ölçeğinde başvurular sonucu yapılan tescillerdir. Ancak, bu kadar yoğun eski eserin bulunduğu bir şehirde; imar planı analiz çalışmaları sırasında tescil kararlarının incelenmesi sonucu pek çok önemli yapı ve sivil mimarlık örneklerine ait tescil kararlarının eksik olduğu görülebilmektedir. Tarihi Yarımada Koruma İmar Planı Çalışması bu durumun en çarpıcı örneklerinden biridir.

Bir kültür varlığının korunması ancak, kültür varlığı olarak yasal statü kazanması ile mümkün olabilmektedir. (2863 Madde:6) ve tescil kararı alınan her yapının tapu kütüğüne işlenmesi gerekmektedir. Bu nedenle mevcut ya da zamanla kaybolan kültürel emanetlerin tespit edilmesi, bunların Avrupa Konseyi standartlarında tescil fişleri haline getirilmesi, yapı ve parsel bazında tescil kararlarının alınması, tescil kararı alınmış eski eserlerin günümüzdeki durumlarının irdelenmesi, bütün bu çalışmalarla birlikte eserlere ait plan, cephe ve cephe elemanlarının özelliklerini belirlemek üzere tipoloji çalışmalarının yapılması ve her bir eserle ilgili envanterin tüm bu ayrıntılar belirlenmek ve zaman içinde geçirdiği değişimler işlenmek üzere sürekli kılınması büyük önem arz etmektedir.

İstanbul’un kalbi Tarihi Yarımada’dır. Bu nedenle öncelikli çalışma alanı burası olmalıdır. Bu doğrultuda, İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından, 10 yıllık bir çalışma neticesinde, Tarihi Yarımada Koruma İmar Planları ortaya çıkmış ve 26.01.2005 tarihinde Koruma Bölge Kurulu Tarafından onaylanmıştır.

İkinci aşamada olarak; Eyüp, Beşiktaş ve Beyoğlu koruma planları çalışmaları başlamış ve devam etmektedir.

Üçüncü aşama olarak, Üsküdar, Kadıköy, İstanbul Boğazı bölgelerini dördüncü aşamada ise, tüm İstanbul mevcudunu kapsayacak biçimde çalışma alanlarının genişletilmesi hedeflenmiştir.

Bu hedeflerin temin edilebilmesi için öncelikle mevcut ve envantere girdi sağlayabilecek tüm verilerin bir merkezde toplanması gerekmektedir. ( Vakıflar Genel Müdürlüğü vakfiye kayıtları, eski eser envanterleri, koruma kurulları arşivlerindeki tescil kararları, üniversiteler bünyesinde yapılmış rölöve çalışmaları, tapu tescil kayıtları, Osmanlı Arşivi kayıtları, arkeoloji enstitüleri kayıtları, özel arşivler vbg.)

SİT ALANLARININ REHABİLİTASYONU
Sit alanlarının her biri için yapılması gerekli ortak çalışmalar mevcut olmakla birlikte, sit ilanlarına gerekçe oluşturan özelliklerinin birbirinden farklı olması sebebiyle çalışma alanlarımızdaki öncelik kentsel sit olarak tanımlanan alanlardadır. İstanbul’un sit alanlarının pek çoğu sit ilan edildikten sonra gerekli proje ve uygulamalar yapılamaması, yasal olmayan yapılaşmalar ve tahrip edici diğer unsurlar nedeniyle yerinde görüldüklerinde, sit oldukları anlaşılamayan ve gezene bir mana ifade etmeyen durumdadırlar.

Türk toplumunun geçmiş dönemdeki sosyo-ekonomik, sosyo-kültürel yapılanmasını, yaşam biçimini, mimari ve sanat tarihi açısından gösterdikleri fiziksel özellikleri yansıtarak bir arada bulunduran ve bu açıdan doku bütünlüğü korunmuş en iyi örnekleri maalesef ülkemiz dışında bulabiliyoruz. Yugoslavya ve Macaristan’da özellikle sivil mimarimizi temsil eden örnekler doku olarak çok iyi korunabilmişlerdir.

İstanbul genelinde sit alanları rehabilitasyonu konusunda da birinci önceliğimiz Tarihi Yarımada’dır. 1/5000 koruma nazım imar planı ve 1/1000 koruma uygulama imar planları doğrultusunda her tür eski eser için tipoloji çalışması ve kentsel tasarım rehberlerinin hazırlanması çalışmaları tamamlanmış, kentsel tasarım proje çalışmaları ise devam etmektedir.

DİNİ YAPILAR
İstanbul’da dini yapı olarak tanımlanan eski eserler çoğunlukla Vakıflar Genel Müdürlüğü mülkiyetindedir. Ancak, bazı dini yapılar imar planı uygulama çalışmaları sırasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi mülkiyetine geçmiş bulunmaktadır. Mihrişah Sultan Camii (Beykoz), Karaköy Mescidi, Tophane Setüstü Camii, varlığı bilimsel bilgi ve belgeler ile ispat edilen ve zamanımıza ulaşamayan dini yapıların orijinal alanları bu konuda örnek teşkil etmektedir.

Restorasyonu öncelik arz eden yapılarda Vakıflar Bölge Müdürlüğü ile yapılan protokollerle, dini yapılarla ilgili uygulama desteği sağlanması; günümüzde yok olan ya da işlevini yitiren dini mimarlık örnekleri ile ilgili tespit ve araştırmalar neticesinde yeniden toplum yaşamına kazandırılması; İstanbul’daki tüm dini yapıların özellikle de selatin camilerin iç ve dış avluların dini ibadet dışında şehir yaşamında birer nefes alma noktası olduğu düşünülürse bu avlulardaki peyzaj anlamındaki düzenlemelerin ve külliyeler içinde yer alan hazirelerin peyzaj düzenlemelerinin yapılması hedeflenmektedir.

EĞİTİM YAPILARI :

Sıbyan Mektebleri ve Medreseler
Bu yapılar toplum yaşamımızda halen devam eden eğitim yapılarının (sıbyan mektebi – ilkokul, medrese – lise ve üniversite) köklerini oluşturmaktadır. Günümüzde pek çok lise ve ilköğretim okulu da, bu eğitim yapılarının orijinal arazileri üzerinde yapılmıştır. İstanbul Üniversitesi, Beyazıt’taki bir medrese’ye (özellikle tıp) dayanmaktadır.

Sıbyan Mektepleri ve Medreseler zaman içinde işlevlerini ve aynı zamanda pek çoğu fiziki varlığını dahi kaybetmiştir.

Belediyemiz bu yapı grubunun İstanbul eski eser envanteri içindeki önem ve öncelik tespiti doğrultusunda (devir, tahsis gibi işlemler) plan verileri ve eski eserin fiziki imkanları nispetinde, günümüz toplumunda yaşatılabilecek kültürel işlevlerle yüklenerek restorasyonunu amaçlamaktadır.

SARAYLAR
İstanbul’da Eski Saray ( İstanbul Üniversitesi Merkez Binasının Bulunduğu), Topkapı Sarayı, Yıldız Sarayı hem yönetim merkezi hem de yerleşim merkezi hüviyeti taşımışlardır. Bazıları ise daha özelleşmiştir. (Dolmabahçe Sarayı, Beylerbeyi Sarayı, Sadabad Sarayı gibi)

Günümüzde bu saray ve bulundukları alanlar hazine mülkiyetinde olup bazıları için özel sit kararları mevcuttur. (Topkapı Sarayı ve çevresi – Yıldız Sarayı ve parkı) Diğerleri ise tek eser ve parsel bazında tescillidir.

Yerel yönetimler olarak; Sarayların gerek kendi arazileriyle gerekse yakın çevresiyle bir değerler bütünü olduğunu kabul ederek, bu alanlarda planlama, düzenleme ve kentsel tasarım projelerinin yapılması ile yapısal koruma çalışmalarına katılım sağlanması amaçlanmıştır.

Bu güne kadar Sadabad Mesiresi olarak tanımlanan alanda yaptığımız çalışmalar bu anlayışın bir göstergesidir.

Ticaret Yapıları :
Kapalı çarşılar, bedesten, arasta, han, darphane, simkeşhane yapıları gibi yapılardır.

İstanbul Beyazıt Kapalı Çarşı, Mısır Çarşısı, Sandal Bedesteni, Cevahir Bedesteni, Sultanahmet Arastası, ve Hanlar Bölgesindeki pek çok han içlerindeki mal çeşitliliği değişime uğramakla birlikte hala fonksiyonlarını ticari anlamda kaybetmeden günümüze ulaşmıştır.

Yerel yönetim olarak bu yapılarla ilgili envanter, tipoloji çalışmalarının yanı sıra bölge ve tek yapı ölçeğinde ayrıntılı fonksiyon planlaması yapılması ve bu fonksiyon planlaması doğrultusunda kullanımlarının denetlenmesi, aykırı kullanımlardan arındırılması birinci öncelikle ele alınması gerekli husustur. Yapıların fiziki restorasyonlarının sağlanması ise ulusal koruma politikasının yerleşmesine ve güçlenmesine bağlı olarak gerçekleşebilecektir.

KONUTLAR
Yalılar, Köşkler, Konaklar, Sivil Mimarlık Örneği Konutlar

Konutlar, geleneksel aile yaşamının fiziki mekanları olmuşlardır. Bu yapıların günümüzdeki sahipliliği çok çeşitlidir. Özel mülkiyet, hazine mülkiyeti, vakıf mülkiyeti ve Belediye mülkiyetinde olan bu yapı grupları, eski eserler içinde en büyük sayısal ağırlığı oluşturur.

Yerel yönetim olarak biz, bu tür yapıları; sit alanları rehabilitasyon projeleri, kentsel tasarım projeleri ile bütüncül bir yaklaşımla ele alarak, 5366 sayılı yasa kapsamında yenileme alanı ilan edilen bölgelerde mülk sahibi ile proje ortağı olarak restorasyon çalışmalarını gerçekleştirilmektedir. Ayrıca, mülk sahipleri Kültür ve Turizm Bakanlığı veya İl Özel İdaresi Fonundan (proje ve uygulama) mali çerçevede krediler ile desteklenmektedir.

SAĞLIK YAPILARI
Darüşşifa, tebhirhane, hastane gibi sağlık yapılarıdır. Bu yapılarla ilgili mal sahipliliğimiz oranında gerekli restorasyon çalışmalarının yapılması, diğerleri için ise plan bütününde ayrıntılı analizler yapılarak fonksiyon tanımlamasının getirilmesi amaçlanmaktadır.

TARİHİ SAVUNMA YAPILARI
İstanbul Kara Surları, Marmara Sahil Surları ( Haliç ve Marmara), Galata Surları, ana beden duvarları, hendekler, burçlar, tarihi kışla, tabya, istihkamlar ile bunlarda bulunan sabit silahlar ve tophaneleri savunma yapıları gurubunda ele alınmıştır. Bu yapılardan surların büyük bir bölümü mülkiyetimizde bulunmakta olduğundan öncelikle surlarla ilgili restorasyon ve çevre düzenleme projelerine ağırlık vermekteyiz. Bu kapsamda mülkiyetimizde bulunmayan Anemas Zindanları, Tekfur Sarayı gibi özellik arz eden sur bölümlerinin de devir ya da tahsisleri alınarak restorasyonları sürdürülmektedir.

TARİHİ MEZARLIKLAR, HAZİRELER, KÜMBET, TÜRBE VE NEKROPOLLER
Tarihi mezar taşlarının envanteri, güvenlik altına alınması, restorasyonun yapılması ve düzenlenmesi, okunması suretiyle tarihsel veri derleme çalışmalarının yapılması, nekropol alanlarında oda mezarların tespiti ve korunması (Silivri Kapı Hipoje örneği gibi) bu yapı grubu için öncelikli konulardır.

Bu çalışmanın, ikinci aşamada İstanbul Belediyesi mülkiyetindeki tüm tarihi mezarlık alanları ve yasal prosedürlerinin tamamlanması koşuluna bağlı olarak diğer kamu kurum ve kuruluşlarına ait aynı nitelikteki taşınmazlar için de gerçekleştirilmesi hedeflenmektedir.

SU YAPILARI
Köprüler, su kemerleri, su yolları, sarnıç ve kuyular, hamam ve çeşmeler, su terazileri, maksem, rıhtımlar, iskele yapılarını bu grupta ele almaktayız.

Bu yapılarla ilgili envanter çalışmaları neticesinde belirlenecek önceliklere göre bir program oluşturulacaktır. İstanbul Belediyesi mülkiyetindeki çeşmelerin restorasyonları halihazırda İSKİ Vakıf Sular İdaresince gerçekleştirilmektedir.

DOĞAL VE ARKEOLOJİK EMANETLER
Kaya mezarlıkları, yazılı, resimli ve kabartmalı kayalar, resimli mağaralar, höyükler, tümülüsler, ören yerleri, akropoller, steller, freskler, kabartmalar, mozaikler, tarihi yol kalıntıları, tarihi mağaralar, kaya sığınakları, özellik gösteren ağaç ve ağaç toplulukları bu gurupta yer almaktadır.

İstanbul Doğal ve Arkeolojik sit alanlarında yapılacak ayrıntılı envanter çalışmaları neticesinde öncelikleri ve programları belirlenebilecektir.

TEK ESERLER
Mesafe taşları, eski sınırları belirten delikli taşlar, belli bir sosyal yardımlaşma amacına hizmet eden sadaka taşları, dikilitaşlar, menzil taşları, ayak taşları ve bunlar gibi eski eser taşınmazlarla ilgili gerek Okmeydanı’ndaki gerekse tek eser bazında çalışmalarımız devam etmektedir.

İlk öncelikle Kıztaşı, Çemberlitaş ve Sultanahmet Örme Sütun gibi tek eser ölçeğindeki bazı örneklerde proje çalışmaları tamamlanmıştır.

İstanbul genelinde eski eser envanteri kapsamında tespit edilecek bu tür yapıların incelenmesi sonucu öncelik sıraları belirlenerek programa alınacaktır.

KISA VE UZUN VADELİ HEDEFLER:
Eski eserin korumasında öncelikler, yapılış amacı farklılıklarına göre değil, her yapı grubu içinden eski eser koruma değerlendirme kriterlerine göre öncelik arz eden yapıların tespiti neticesinde kısa ve uzun vadeli program yapılması benimsenmiştir.

   • İstanbul genelinde eski eser yapı envanteri: Bu çalışma bilimsel derleme, tespit ve tescil işlemlerinin ötesinde koruma önceliklerinin belirlenmesine yönelik yapılacağından İstanbul’un uzun vadeli koruma programlarına temel oluşturacaktır.
   • Bölgesel koruma proje ve uygulamaları: önceki tarihlerde tespit, tescil işlemleri yapılmış, sit kararları alınmış Süleymaniye, Hanlar Bölgesi, Zeyrek, Cankurtaran, Karasurları tecrit sahası gibi alanlarda kamusal alan düzenlemeleri, Belediyemiz mülkiyetinde olan ya da plan doğrultusunda kamulaştırılacak, satın alınacak ya da diğer kamu kurum ve kuruluşlarından tahsisi alınacak eski eserlerle ilgili restorasyon projeleri ve uygulamalarının yapılması, diğer uygulamalara yön vermek üzere kentsel tasarım projelerinin hazırlanması
   • Yok olan, harap durumda olan, çevresi için tehlike arz eden ve korunmaması halinde örneği kalmayacak olan yapı grupları: Mevlevihaneler, tekkeler, medrese, tüm yapı gruplarından bu özellikteki örneklerin sonucu restorasyon proje ve uygulamalarının yapılması
   • Güçlendirilmesi zorunlu yer altı yapıları: Üzerlerinde taşıdıkları binaların zemini ve temeli mahiyetinde olan Yerebatan Sarnıcı ve Şerefiye Sarnıcı gibi yapıların sağlamlaştırma temelinde restorasyon proje ve uygulamaları yapılmaktadır.

Sağ Kolon

 

Tarihi Çevre Koruma {Header}

Ana Sayfa   I   Kurumsal   I   Yetki ve Sorumluluklar   I   Projeler   I   Haberler   I   Mevzuat   | İletişim